Eğer bu sayfayı hızlıca kapatmanız gerekiyorsa, bu alana tıklayabilirsiniz. Google arama motoruna yönlendirilirsiniz. Click here to rapidly close this page. The page will be forwarded to Google homepage.
HIZLI QUICK
ÇIKIŞ ESCAPE
METNİ BÜYÜT LARGER TEXT
METNİ KÜÇÜLT SMALLER TEXT

Cinsel Şiddet; Tanımı, Türleri, KavramlarSexual Violence; Definition, Types, Concepts

Cinsel şiddet farklı koşullarda ve biçimlerde gerçekleşebilir. Ancak cinsel şiddet nereden ve nasıl gelirse gelsin değişmeyen tek gerçek şudur: Cinsel şiddet hiçbir zaman, şiddete maruz bırakılanın hatası ya da suçu değildir. Şiddet failin hatasıdır ve onun seçimleri sonucu gerçekleşir.

Sexual violence can take place in a range of circumstances and in various forms. However, no matter where and how sexual violence occurs, the only truth is: Sexual violence is never the fault or offence of the survivor. Violence is the fault and crime of the perpetrators and takes place as a result of their choices.

Farklı kaynaklarda birbirine yakın cinsel şiddet tanımlarıyla karşılaşabiliriz. Bunlardan bazıları aşağıdaki gibidir;

  • Cinsel şiddet, bir bireyin açık ve belirgin onayı olmadığı halde gerçekleşen cinsel temas veya cinsel davranışları tanımlar. RAINN – Amerika’nın en büyük ulusal cinsel şiddetle mücadele platformu.

  • Cinsel şiddet, onay almaksızın, onay inşa ederek veya onay almanın söz konusu olamayacağı durumlarda kişinin/kişilerin uyguladığı, cinselliğe yönelik teşebbüs ve tehdit içeren her türlü eylem, davranış ve müdahaleyi tanımlar. Cinselliğin araç olarak kullanıldığı ya da kişinin cinsiyetini, cinsel kimliğini, cinsel yönelimini, toplumsal cinsiyetini veya toplumsal cinsiyet ifadesini hedef alan, onayın var olmadığı, istenmeyen, gerçekleşmiş, teşebbüs edilmiş, tehdit boyutunda kalmış eylem ya da davranışlardır. Eylem gerçekleşmiş bir eylem olabilir, gerçekleşmemiş ve girişimde kalmış olabilir. Cinsel şiddete yönelik gözdağı, şantaj ve farklı tehdit davranışları olabilir. Bir kişinin bedensel ve/veya cinsel bütünlüğüne yönelik bir müdahale de olabilir. Örneğin cinsel sağlığı tehdit eden bir müdahale, üreme sağlığı ile ilgili ilaç ve hizmetlere erişimin engellenmesi, cinsiyet kimliğine karşı yapılan zorunlu operasyonlar gibi. Kişi alkol veya uyuşturucu etkisi altında ise, bedensel veya zihinsel/ruhsal olarak onay vermekte yetersiz durumda ise, kişinin ilaç vb. madde ile direnci kırıldı ise, çocuk ise (18 yaşın altında ise); hayvan ise onay almak söz konusu olamaz. CİNSEL ŞİDDETLE MÜCADELE DERNEĞİ

  • Cinsel şiddete maruz bırakılan kişi ile failin tanışıklığı veya ilişkisi olup olmadığına bakılmaz. Cinsel şiddet ev veya işyeri dahil olmak üzere herhangi bir yerde, herhangi bir koşulda gerçekleşebilir. Herhangi birinin bir başka kişinin cinselliğine yönelik ve baskı kullanarak uyguladığı her cinsel davranış, cinsel davranış elde etme amaçlı girişim, istenmeyen cinsel yorum veya flörtöz yaklaşım veya ticari veya farklı amaç içeren eylem, cinsel şiddettir. Cinsel şiddet, baskı uygulamayı; çok geniş bir yelpazede ve çeşitli derecelerde güç kullanımını içerebilir. Fiziksel güç kullanımı dışında, duygusal tehdit ve gözdağı, şantaj veya farklı tehditler de içerebilir. Örneğin; fiziksel zarar vermekle, işten atmakla veya başvurulan işe almamakla tehdit etmek gibi. Cinsel şiddete maruz bırakılan kişi onay veremeyecek durumda olduğunda da gerçekleşebilir. Örneğin; sarhoşken, uyuşturucu etkisi altında iken, uyurken veya zihinsel-ruhsal olarak durumu idrak edemeyecek durumda olunduğunda. WHO – DÜNYA SAĞLIK ÖRGÜTÜ

  • Cinselliğin kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak ve cezalandırmak amacıyla bir şiddet aracı olarak kullanılmasına “cinsel şiddet” denir. Kadınlara kocaları, babaları, diğer erkek akrabaları, partnerleri, erkek arkadaşları, iş hayatındaki erkekler vs cinsel şiddet uygulayabilmektedirler. Bu erkeklerin büyük çoğunluğu ise, sanılanın aksine, kadınların tanımadığı erkekler değil iyi tanıdıkları ve güvendikleri erkeklerdir. MOR ÇATI KADIN SIĞINAĞI VAKFI 

We may encounter similar definitions of sexual violence in different sources. Some of these are as follows.

  • The term sexual assault refers to sexual contact or behavior that occurs without explicit consent of the victim.  RAINN – America’s largest anti sexual violence organization

  • Sexual Violence refers to all kinds of attitudes, actions, interventions entailing attempts and threats towards sexuality without the explicit and apparent consent of the person, or by manufacturing and coercing, or that occur in cases where the person cannot give consent. The action may be actual, attempted, or threatening the act or behavior. These are unwanted, realized, attempted, threating actions or behaviors where sexuality is used as a tool while targeting a person's sex, gender identity, sexual orientation, gender or gender expression, without consent. These acts are directed towards a person’s sexuality using coercion that may involve psychological intimidation, blackmail or other threats. It may involve interfering with someone's physical and/or sexual integrity. For example, an intervention threatening sexual health, hindering the access to medical treatment and services related to reproductive health, or mandatory gender-reassignment surgeries against intersex individuals. If people are under the influence of alcohol or drugs, if they are physically or mentally incapable of giving consent, if their ability to resist is reduced through medications, substances etc., if they are children under the age of 18, if they are animals, it is impossible to talk about consent.  ASSOCIATION FOR STRUGGLE AGAINST SEXUAL VIOLENCE

  • Sexual violence is defined as: any sexual act, attempt to obtain a sexual act, unwanted sexual comments or advances, or acts to traffic, or otherwise directed, against a person’s sexuality using coercion, by any person regardless of their relationship to the victim, in any setting, including but not limited to home and work. Coercion can cover a whole spectrum of degrees of force. Apart from physical force, it may involve psychological intimidation, blackmail or other threats – for instance, the threat of physical harm, of being dismissed from a job or of not obtaining a job that is sought. It may also occur when the person aggressed is unable to give consent – for instance, while drunk, drugged, asleep or mentally incapable of understanding the situation-  WHO – WORLD HEALTH ORGANIZATION

  • The use of sexuality as a means of violence to control, audit, humiliate, intimidate and punish is called “sexual violence”. Women may be subjected to sexual violence by their husbands, fathers, other male relatives, partners, boyfriends, men in the workplaces or professional life, etc. Contrary to popular belief, the vast majority of these men are men women know well and trust, not men whom they do not know.   MOR ÇATI WOMEN’S SHELTER FOUNDATION  

Cinsel şiddetin bilinen türleri cinsel taciz, cinsel istismar ve tecavüzdür.

Bu kavramlar hukuksal terim olarak farklılaşabilir. Türk Ceza Kanunu’nda cinsel şiddet suçları şu terimlerle sınıflandırılır;

  • Cinsel Taciz: Temas içermeyen sözle, gözle, vücut diliyle, posta veya elektronik haberleşme araçlarıyla gerçekleştirilen rahatsız edici cinsel eylemler. (Ceza maddesi: TCK 105)
  • Cinsel Saldırı: Temas içeren ve istenmeyen dokunuşlar, tecavüz girişimi, birini oral seks, penetrasyon gibi cinsel davranışlara zorlama. (Ceza maddesi: TCK 102)
  • Nitelikli Cinsel Saldırı: Tecavüz. (Ceza maddesi: TCK 102/2)
  • Çocukların Cinsel İstismarı: Yetişkinlerden çocuklara yönelen tüm cinsel davranışlar, çocukların evliliğe ya da fuhuşa zorlanması, pornografik materyaller ve ticari amaçlarla çocukların sömürülmesi vb. (Ceza maddesi: TCK 103)

Cinsel şiddet cinsellikle değil, güç kullanımı ile ilgilidir.

Güç kullanımı nedir?

Güç kullanımı (zor kullanmak) her zaman fiziksel güç kullanımı demek değildir. Cinsel şiddet failleri, birini rızasının olmadığı cinsel davranışlara duygusal baskı, psikolojik yönlendirme, tehdit, şantaj vb. yöntemlerle de zorlayabilir.

Bunun yanı sıra, hiyerarşinin olduğu eşitsiz ilişkilenmelerde failler sahip oldukları ayrıcalığı veya statüyü de zor kullanma aracı haline getirebilir. Bir cinsiyete, yönelime veya kimliğe yönelik toplumsal baskılardan, bir mesleğe yönelik önyargı ve genellemelerden güç alarak şiddet davranışında bulunabilirler.

Aşağıdaki örnekler de güç kullanımı ve ayrımcılığa dayalı, bireylere veya kitlelere yönelik cinsel şiddet biçimleri olabilir;

    • Failin partnerinin cinselliğini başkalarınınkiyle kıyaslaması, aşağılaması
    • Evlilik veya ilişki içinde, failin eş veya partneri istemediği yer, zaman ve biçimlerde ilişkiye zorlaması
    • Faillerin mesleki uzmanlıklarını veya statülerini kötüye kullanmalarıyla gerçekleşen cinsel saldırı biçimleri (Örneğin psikolog, psikiyatr, jinekolog, doktor, öğretmen, kamu görevlisi, polis veya diğer meslek uzmanları gibi)
    • Cinsel davranışları küfür veya aşağılama ile özdeşleştiren, tecavüzü normalleştiren şakalar, yorumlar, sloganlar, tezahürat biçimleri veya kitlesel ritüeller
    • Bedenin ve üreme haklarının güç kullanımıyla kontrol altına alınması; doğurmaya veya doğurmamaya zorlamak-mecbur bırakmak (Örneğin kürtaj veya sağlıklı-steril doğum kontrol yöntemlerine erişimin engellenmesi, rızanın olmadığı veya zorunlu kılınan kısırlaştırma operasyonları vb.)
    • Hayvanlara yönelik cinsel istismar
    • Genital sakatlama (kız veya oğlan çocuklarının genital organlarına, beden bütünlüğüne yönelik geri dönüşü olmayan ve tıbbi zorunluluk gerektirmeyen tüm müdahaleler, yasal olarak rıza vermesi mümkün olmayan çocuklara yönelik kültürel ritüeller)
    • Gerçek veya sanal ortamda musallat olma (Israrlı takip/stalking, takipçilik, failin sistematik olarak tehdit/baskı/şantaja maruz bırakması ve cinsel davranışlara zorlaması)

Bu örnekler çoğaltılabilir…

Sexual violence includes sexual harassment, sexual abuse and rape.

These common concepts may differ as legal terms. In the Turkish Penal Code, crimes of sexual violence are classified with the following terms;

  • Sexual harassment : Disturbing verbal, visual sexual acts committed by body language, mail or electronic communication instruments that do not involve contact (Penal article: TCK 105)
  • Sexual Assault: Contact and unwanted touch, attempted rape, forcing someone to engage in sexual acts by means of inserting an organ, or other object, into the body (Penal article:TCK 102)
  • Qualified Form of Sexual Assault: Rape. (Penal article: TCK 102/2)
  • Child Molestation: All kinds of sexual attempt against children by adults, forcing children into marriage or prostitution, exploitation of children for pornographic and commercial purposes, etc. (Penal article: TCK 103)

Sexual violence is not about sexuality, but about the use of force.

What is the use of force?

The use of force (duress/coercion) does not always mean the use of physical force. Perpetrators of sexual violence can use methods like emotional pressure, psychological manipulation, threats, blackmail, etc.

In addition, in unequal relationships where there is a hierarchy, perpetrators can use their privilege or status as a tool of coercion. They may engage in violent behavior by drawing strength from social pressures against a gender, sexual orientation or identity, or by using prejudices towards and generalizations about a profession.

The following examples could also be forms of sexual violence against individuals or groups based on use of force and discrimination;

    • When the perpetrators compare their partners’ sexuality with that of others or through intimidation.
    • In a marriage or relationship, when the perpetrator is forcing the spouse or partner to have an intercourse at unwanted places or times or in unwanted ways
    • Forms of sexual assault by perpetrators who abuse their professional expertise or status (such as psychologists, psychiatrists, gynecologists, doctors, teachers, public officials, police or other professionals)
    • Jokes, comments, slogans, forms of cat-calling or group behaviors that identify sexual behavior with dirty language or humiliation, or that normalize rape and sexual assault
    • The control of the body and reproductive rights by the use of force, such as forcing a woman to give birth or to not give birth (For example, coercing an abortion or blocking access to healthy birth control methods, or mandatory sterilization operations or others operations done without consent etc.)
    • Sexual abuse of animals
    • Genital mutilation (all irreversible and non-medical interventions aimed at the genital organs of girls or boys, against their bodily integrity or the cultural rituals for children who cannot legally consent)
    • Continually bothering someone physically or via virtual tools (Stalking, systematic threat / pressure / blackmail by the perpetrator, or forcing the persons into sexual behaviors)

One instance of sexual violence might involve actions that fit multiple categories.

Cinsel şiddeti ifade etmek, bu konuyu yorumlamak veya tartışmak üzere cinsel şiddetle ilgili çeşitli ifadeler ve kavramlar kullanırız. Kullandığımız kavramlar duygu ve düşüncelerimiz kadar, toplumun bize aşıladığı mesajları ve önyargıları da içerir.


Kavramlar neden önemlidir?

  • Kavramlar bir şiddeti tanımlayabilmemiz için önemlidir. Bize yönelik bir şiddet davranışının adını koyamadığımızda üzerimizde yarattığı travmatik etkilerin farkında olmayabiliriz, bunları yok sayabilir veya geçiştirebiliriz. Şiddeti onu tanımlayan bir kavramla ifade ettiğimizde, onu fark etmemiz ve onunla mücadele etmemiz kolaylaşabilir.

    Kullandığımız bazı kavramlar toplum olarak içselleştirdiğimiz yanlış inanışları yeniden üretebilir. Örneğin cinsel şiddetin cinsel dürtülerden kaynaklandığı, hastalık gibi gerekçelerle önlenemez olduğu, faillerin tanıdığımız güvendiğimiz kişiler olamayacağı gibi yanlış mesajlar içerebilir.

    Kullandığımız kavramların şiddet failleri, şiddetten hayatta kalan kişiler ve şiddetin tanıkları üzerinde nasıl bir etki oluşturabileceğini sorgulamak önemlidir. Şiddeti yeniden üreten, genelleme yapan, yargılayıcı ve mağdur suçlayıcı yaklaşım içeren kavram ve ifadeler iyi niyetle kullanılsa da, insanlar üzerinde onları hedef gösteren, travmalarını tetikleyen vb. olumsuz duygular yaratabilir, dahası hak ihlali içerebilirler.

Dilimizi şiddetsiz iletişim ve hak-temelli yaklaşımı destekleyici biçimde kullanabilir, geliştirebiliriz. Kavramlar üzerine düşünüp tartışarak alternatif, güçlendirici kavramlar oluşturabilir ve kullanabiliriz.

Bu bölüm şiddet türlerini açıklamaya yönelik tanım ve örnekler içerdiğinden rahatsız edici olabilir veya şiddet deneyimlerini hatırlatabilir. Lütfen iç sesinizi dinleyin ve kötü hissettiğinizi fark ettiğinizde nefes alıp okumayı bırakabileceğinizi kendinize hatırlatın.


Cinsel şiddet ve istismar konularında sıkça karşılaşabileceğimiz kavramlar şunlar olabilir:

  • Fail: Cinsel şiddet fiilini gerçekleştiren kişi. Hukuk terimi olarak da kullanılır. Bazı yerlerde saldırgan kelimesi de cinsel saldırı uygulayan kişi anlamında kullanılmaktadır.
  • Mağdur: Kendisine haksızlık edilmiş, haksızlığa uğramış kişi anlamına gelir. Cinsel şiddete maruz bırakılan kişi anlamında kullanılır. Aynı zamanda hukuk terimidir.
  • Hayatta Kalan: Hayatının bir döneminde cinsel şiddetin herhangi bir biçimine maruz bırakılmış olan. İngilizce’de survivor kelimesinden gelmektedir. Cinsel şiddete maruz bırakılmış bireyler için, ‘mağdur’ ya da ‘kurban’ yerine daha güçlendirici olan ‘hayatta kalan’ kelimesinin kullanılması tercih edilebilir. Hangi tanımı kullanacağına en iyi kişinin kendisi karar verir.
  • Onay (Rıza): Kişinin belirli bir cinsel davranışı yaşamak istediğini özgür iradesiyle, sözlü veya bedensel ifade yoluyla net ve açık olarak belirtmesi olarak tanımlanabilir. Cinsel davranışın başladığı an kişiden kişiye farklılık gösterir. Onay sınır ihlallerinin önüne geçmek için pratik bir uygulamadır. Onay tek seferliktir. Bir cinsel davranışa onay vermek o davranışın her zaman kabul edileceği anlamına gelmez. Onay geri çekilebilirdir. Bir cinsel davranışa başlamak için onay vermek, onu sürdürmek için de onayın olduğu anlamına gelmez. Hukukta “rıza” kavramı kullanılır. Bir cinsel davranış karşısında sessiz kalmak onay göstergesi değildir. Sürekli cinsel talebin ya da tehdidin olduğu; baskı içeren koşullarda ya da kişinin karar verebilecek durumda olamayacağı durumlarda onaydan bahsedilemez. Cinsiyeti, cinsel yönelimi, cinsiyet ifadesi ne olursa olsun onay kavramı herkes içindir.
  • Tecavüz: Kelime olarak sınırı aşmak, geçmek, saldırmak anlamındadır. Türk Ceza Kanunu’nda tecavüz bedene organ veya bir cismin penetre edilmesi ile oluşan suçtur. Tecavüz yetişkine yönelik gerçekleştiğinde “nitelikli cinsel saldırı”, çocuğa yönelik gerçekleştiğinde “cinsel istismar” suçu olarak tanımlanır.
  • Çocuğun Cinsel İstismarı:  Sadece cinsel istismar tanımı da yeterlidir. Cinsel istismar, uluslararası sözleşmeler ve ulusal hukuk metinlerinde çocuk olarak tanımlanan bireylerin (18 yaşına kadar her birey çocuktur), bir yetişkin tarafından cinsel olarak sömürülmesi olarak tanımlanır. Aile içinde gerçekleştiğinde “aile içi cinsel istismar” olarak adlandırılır. Çocuklar; korunma, destek ve doğru uzman yaklaşımıyla yaşadıkları cinsel istismar sonrasında şifa bulabilir, mutlu ve üretken bir yaşama sahip olabilirler. Sessizliği kırmak, her istismarın bildirimini yapmak ve cezasızlığı kaldırarak adaleti sağlamak ilk adımdır.
  • Erken Yaşta Zorla Evlendirme:  Yasal olarak onay veremeyen ve sözleşme imzalayamayan bireylerin, yani çocukların evlendirilmesi bir istismar biçimidir ve suçtur. Bazı kültürlerde rızası inşa edilen veya ebeveynlerin evliliğe zorladığı ergenler de bu şiddet türüne maruz bırakılır. Çocukların ve ergenlerin evlendirilmesi, çalıştırılması, ticari amaçlı sömürülmeleri çocuk hakları ihlalidir. Aynı zamanda çocuklar üzerinde doğrudan veya dolaylı ekonomik, fiziksel, duygusal ve cinsel şiddet uygulanması anlamına gelir.
  • Pedofil: Pedofil tıbbi bir terimdir. Yetişkin bir kimsenin cinsel eğiliminin çocuklara yönelik olmasına neden olan psikoseksüel rahatsızlık olarak tanımlanır. Pedofil teriminin cinsel istismar faili anlamında kullanılması yanlıştır. Tüm istismar faillerinin psikoseksüel rahatsızlıktan kaynaklı şiddet uyguladıkları yanlış inanışına ya da pedofili teşhisi olan kişilerin bütününü de istismarcı olarak etiketlenmesine sebep olabilir.
  • Tecavüz Kriz Merkezleri (TKM): Temel olarak tecavüz, cinsel istismar ve cinsel şiddete maruz bırakılan kişilere destek hizmeti veren, toplum temelli işleyen sivil kurumlardır. Türkiye’de henüz Tecavüz Kriz Merkezleri bulunmamaktadır, birçok farklı ülkede TKM’lerin farklı modelleri bulunmaktadır. Tecavüz Kriz Merkezleri hizmetleri; hayatta kalana ve yakınlarına hukuki-adli süreçte destek sunulması, acil kriz hattı hizmetiyle başvuruların alınması ve takibi, sosyal destek koruyucu-önleyici programları ve topluma yönelik farkındalık arttırıcı eğitim programları olarak kategorilendirilebilir. TKM’ler her zaman hastane içinde bir birim olarak bulunmazlar. Bir ulusal ağa bağlı ülke genelinde çalışabilir ya da yerel hizmet verebilirler. Bağımsız çalışan ve stratejik ortakları olan kurumlar olarak çalışabilirler. Sığınma evi veya kadın danışma merkezi içerisinde bir birim olarak çalışabilirler. Bakanlık veya belediyeye bağlı bir merkez olarak hizmet verebilirler. 
  • Çocuk İzlem Merkezi (ÇİM): Türkiye’de çocuk ihmali ve istismarına yönelik destek hizmeti vermek üzere özel olarak tasarlanmış kamu kurumlarıdır. Türkiye’de yetişkinlere yönelik henüz verilemeyen tek kapı hizmet modeli ÇİM’ler aracılığıyla çocuklara verilebilmektedir. Cinsel istismara maruz bırakılan çocukların koruma altına alındığı, ifadesinin çocuğu örselemeyecek şekilde bir kere alındığı, adli muayene, sağlık, psikolojik ve hukuki hizmetlerin tek bir yerde verildiği merkezlerdir.
  • Acil Destek Hattı: Acil destek hatları tecavüz ve cinsel saldırı durumlarında kriz yönetimi ve yönlendirme yapan telefon hatlarıdır. Sadece danışma hizmeti vermedikleri için 7-24 hizmet vererek yönlendirme yapabilmesi; bu konuda özel eğitim almış deneyimli uzman psikologların bu hatlarda çalışması, bu hizmete yönelik bir standarttır. Cinsel saldırı ve tecavüz vakaları travmatik ve şok yaratabilen durumlar olduğundan hayatta kalana doğru yaklaşım, bilgi ve güvenlik ihtiyacının gerekli yönlendirmeler yapılarak karşılanması, talep durumlarında hayatta kalanın hastane, polis gibi süreçlerinde vakit geçirmeksizin bu konuda eğitimli ve deneyimli avukat, psikolog ve sosyal çalışanlara erişebilmesini sağlamak gibi işlevleri bulunur. Ülkemizde sadece cinsel şiddete özel bu hizmeti verebilen ulusal veya yerel bir acil hat bulunmamaktadır. Acil durumlarda 183 Sosyal Hizmet Hattı ve 155 Polis İmdat aranabilir.
  • Destek Birimleri: Destek birimleri, cinsel şiddet türlerine yönelik, şiddete maruz bırakılanlara destek hizmeti veren sivil, yerel veya kamu kurumlarına ait birimlerdir. Örneğin bir belediyenin “Alo kadına yönelik şiddet hattı”, Aile ve Çalışma Bakanlığı'na bağlı sosyal hizmet merkezi, bir sivil toplum kurumunun yürüttüğü danışma hattı, kadın sığınağı gibi dayanışma ve destek sunan birimler destek birimleridir. Baro’lara bağlı adli yardım büroları, aile içi şiddete yönelik savcılık birimleri, aile içi ve kadına yönelik şiddetle mücadele asayiş birimleri gibi polis birimleri, ÇİM’ler, Çocuk Koruma Merkezleri, okulların rehberlik birimleri, danışma merkezleri veya danışma hatları da destek birimleridir.
  • Tecavüz Kiti: Tecavüz veya beden bütünlüğüne yönelik cinsel saldırı sonrası yapılan adli tıp muayenesinde, bedenden delil toplamayı ve bunları yok olmadan uzun süre muhafaza edebilmeyi kolaylaştırmak için tasarlanmış tek kullanımlık araç takımıdır. Tecavüz kitinin içinde beden muayenesinde elde edilen delilleri toplamak ve saklamakta kullanılan araç ve materyaller bulunur. Bir kutu veya büyükçe bir kâğıt zarf şeklinde olabilir. Tecavüz kitleri, faile ait DNA vb. deliller toplandıktan sonra mühürlenerek yıllarca saklanabilmektedir. Bunun amacı, saldırıya uğrayan ve çeşitli sebeplerle henüz resmi bildirim veya şikâyette bulunmak istemeyen hayatta kalanların, kendilerini güvende ve hazır hissederek suçu bildirene kadar suçu ispatlayacak delillerin muhafaza edilmesidir. Türkiye'de maalesef resmi şikâyette bulunmadan adli muayenenin yapılması, tecavüz kitlerinin hayatta kalanın ismi kayıtlarda geçmeden anonim olarak saklanması gibi bir uygulama bulunmuyor.

We use a variety of expressions, terms and concepts/terms related to sexual violence to express, interpret or discuss sexual violence. The concepts we use include the messages and prejudices that society instills, as well as our feelings and thoughts.


Why are the concepts important?

  • Concepts are important for us to be able to define the violence. When we cannot name a violent behavior against us, we may not be aware of the traumatic effects it has had on us, and we can ignore or avoid them. When we can express the violence that we experienced through clear, well-defined language and concepts, it can be easier for us to recognize it and to combat it.

    Some of the concepts we use can reproduce myths and inaccurate beliefs that we as a society have internalized. For example, they may contain false messages that sexual violence is caused by sexual urges, that it cannot be prevented due to reasons such as illness, and that the perpetrators cannot be people we know and trust.

    It is important to question how the concepts we use can have an impact on perpetrators of violence, survivors and witnesses of violence. Although concepts and expressions that reproduce, generalize, judge and blame the victim may be used by people acting with good intentions, they target people, trigger their trauma, etc. They can create negative feelings. Moreover, they may violate our rights.

We can use and develop our language in a way that supports nonviolent communication and a rights-based approach. By thinking and discussing concepts, we can create and use alternative, empowering concepts.

Since this section contains descriptions and examples in order to explain forms of violence, it can be disturbing or can bring back memories of violence. Please listen to yourself and remind yourself that when you notice that you are feeling bad ,you can take a breath and stop reading.


Concepts that we may encounter frequently regarding sexual violence and abuse may be as follows:

  • Perpetrator: The perpetrator is the person who committed the act of sexual violence. It is also used as a legal term. In some places, the word “offender” is used to refer the person who committed sexual assault.
  • Aggressed/Victim: A victim or the aggressed refers to a person been subjected to injustice, whose rights has been violated. It is used to refer to the person subjected to sexual violence. It is also a legal term.
  • Survivor: Survivor is the person been subjected to any form of sexual violence at some point in life. The English concept has been borrowed into many languages, including Turkish. For individuals who have been subjected to sexual violence, it may be preferable to use “survivor” as the more empowering word rather than “aggressed” or “victim”. The persons themselves decide which definition to use for themselves.
  • Consent: Consent can be defined as expressing the person’s desire to experience a certain sexual behavior, and should be clearly and explicitly expressed verbal or physical expression. The exact moment the sexual behavior starts differs from person to person. Consent is a practical application to prevent the violations of boundaries. Consent is valid for one time. Consenting to a sexual behavior once does not mean that the same sexual will always be welcomed or accepted. Consent can be withdrawn. Giving consent to initiate a sexual act does not necessarily mean that the consent is given for the whole process. The concept of “consent” is used in law. Being silent in the face of a sexual act is not a sign of consent. Consent cannot be granted in conditions where there is a constant sexual demand or threat, involving pressure, or in situations where the person is not able to make a decision. Regardless of their gender, sexual orientation, gender expression, the concept of consent is applicable to everyone.
  • Rape: : As a word, rape means violating and crossing the boundaries, taking by force. In the Turkish Penal Code, rape is a crime committed by means of inserting an organ, or other object, into the body. Rape is defined as “qualified form of sexual assault” when it occurs against an adult and as “molestation” when it is committed against a child.
  • Child Molestation:  International conventions and national legislation recognize child sexual abuse and child molestation as meaning the sexual exploitation of individuals defined as children (people under the age of 18 is a child) by adults. When this abuse occurs in the family, it is called "domestic sexual abuse". With protection, support and the right expert approach, healing of children can be possible after sexual abuse and they can live happy and productive lives. The first step is to break the silence, report every instance of abuse, and ensure justice by making sure peretrators cannot act with impunity.
  • Early and Forced Marriage:   Marrying off individuals who cannot legally consent and cannot sign a contract, namely children, is a form of abuse and a crime. In some cultures, adolescents whose consent has been built or who are forced into marriages by parents are also exposed to this form of violence. The forced marriage, forced employment and commercial exploitation of children and adolescents are violations of children’s rights. It also means the direct or indirect economic, physical, emotional and sexual violence against children.
  • Paedophilia: Paedophilia (sometimes spelled pedophilia) is a medical term. It is defined as a psychosexual disorder that causes an adult’s sexual desires to be directed towards children. It is wrong to automatically use the term paedophile to refer to the perpetrator of child sexual abuse. It may lead to the misconception that all abusers use violence due to psychosexual disorders, or to label all individuals diagnosed with paedophilia as abusers.
  • Rape Crisis Centers: Essentially, Rape Crisis Centers are community-based civil society organizations that provide support services to those who have been subjected to rape, sexual abuse and sexual violence. Currently there is no Rape Crisis Centers in Turkey. There are different models of these centers in different countries. Rape Crisis Center services can be categorized as providing support to survivors and their relatives in the legal-judicial process, receiving and following up on contact with the emergency crisis line service, social support protective-preventive programs and awareness-raising training programs for the society. These are not always found as a unit within a hospital. They can work countrywide or provide local services or form a node in a national network. They can work independently or as organizations having strategic partners. They can work as a unit within a shelter or a women’s counseling center. They can serve as a center under a ministry or municipality.  
  • Child Monitoring Center (ÇİM): Child Monitoring Centers are the public institutions in Turkey that provide support services designed specifically against the child negligence and child exploitation. While the “One Front Door” model of a Rape Crisis Center, where all support services are housed under one roof, does not yet exist for adults in Turkey, it does exist for children in this country through these centers. At these centers, children who have been subjected to sexual abuse are taken under state protection, their testimony is taken a single time and with great care without harming the child, and forensic examination, healthcare, psychological and legal services are provided all in the same place.
  • Emergency Support Hotline:  Emergency support hotlines are phone lines that provide crisis management and referrals in cases of rape and sexual assault. It is a standard for this service to employ experienced psychologists, specially trained in this field, while also having ability to provide 24-7 referrals to and information about other service providers. Since sexual assault and rape cases are traumatic and shocking, this hotline provides the necessary support for the survivors, meeting the need for information and safety while providing guidance, ensuring that the survivor has access to trained and experienced lawyers, psychologists and social workers immediately, even before traveling to a hospital, police station, etc. There is no national or local emergency line in our country that can provide this service specifically for sexual violence cases. In case of emergency, call 183 the Social Service Hotline or 155 the Police Emergency Hotline.
  • Support Services: Support Services are programs run by non-governmental organizations (NGOs) and governmental bodies that provide support services for people who have been exposed to violence. For example, these can be organizations which provide solidarity and support such as a municipality’s “Alo Violence against Women” hotline, social service centers run by the Ministry of Family, Labor and Social Services, a NGO’s counseling hotline, or a women’s shelter. Legal aid offices provide by regional Bar Associations, prosecutors’ offices prosecuting domestic violence, specialized law enforcement units such as those combating domestic violence and violence against women, Child Monitoring Centers (ÇİMs), Child Protection Centers, guidance units of schools, counseling centers and hotlines are also the examples of the support units.
  • Rape Kit: A rape kit is a single-use toolkit designed to facilitate collecting physical evidence after rape or sexual assault, allowing for a forensic examination, and also preserving this evidence for a long time. The rape kit contains the tools and materials used to collect and store evidence obtained during the physical examination. It can be in the form of a box or a large paper envelope. After collecting the evidence like the DNA of perpetrator, etc., rape kits can be sealed and stored for years. The purpose of this is to preserve the evidence that will prove who perpetrated the crime, and also allow survivors who have been attacked and who do not immediately want to file an official report or complaint for any reasons to feel safe and secure while also maintaining the evidence if they do choose to later report a crime. Unfortunately, currently in Turkey rape kits may be collected without a criminal complaint but the actual forensic examination of the kit will not be done without an official complaint. Between collection and filing a complaint, the records of rape kits to be stored without disclosing the names of the survivor in order to protect their anonymity.


Cinsel şiddet konusu kapsamında Türkçede yeteri kadar tanım bulunmuyor. Bu yüzden bir şiddet davranışını, duygusal baskıyı, bir ayrımcılık türünü, bir durumu veya tekniği tanımlayabilmek için bazı yabancı kavramları kendi dilimizde kullanma ihtiyacı hissedebiliyoruz. Sadece şiddeti tanımlayan değil, şiddet yaşayanı destekleyen ve güçlendirici kavramların da bir kısmı yabancı kelimeler olarak dilimizde kullanılıyor.

Gündelik hayatta kullandığımız birçok terim farklı dillerden Türkçeye çevrilmiş veya kökeni farklı dillerde olup dilimize geçmiş olsa da; bu bölümde daha az bilinen ve kullanılan bazı kavramların açıklamaları bulunmaktadır.

  • Tetikleyici: Travmatik bir olayın yaratmış olduğu bir tepki yapısını harekete geçiren uyaranlar olarak tanımlanabilir. Tetiklenmek; görme, işitme, tatma, koklama ya da dokunma duyularımızın uyarılmasıyla yaşamış olduğumuz travmatik bir olayı hatırlamamız, hissetmemiz ve farklı düzeylerde benzer duyguları tekrar yaşamamızı ifade eder. Tetikleyici olayın ya da nesnenin kendi içinde travmatik olması gerekmez, sadece hatırlatıcı olması yeterlidir. Örneğin belli bir ses, koku, manzara, renk, özel bir gün vs. de tetikleyici olabilir. Tetikleyici uyaranların etkisiyle travma sonrası stres bozukluğu semptomları, geri dönüşler (flashback), gerçeklik kaybı ya da kaygı ve huzursuzluk ortaya çıkabilir. Şiddet içeren anlatı ve paylaşımlarda olumsuz duyguları tetikleyebilecek, karamsar, çaresiz, mağdurlaştırıcı bir dil kullanmak yerine güçlendirici, olayı toplumsal bileşenleriyle ele alan, hak talep eden ve dayanışmayı ön plana çıkaran bir dil/yaklaşım kullanmak tetikleme/tetiklenme riskini azaltır.
  • Tetiklenmek: Görme, işitme, tatma, koklama ya da dokunma duyularının uyarılmasıyla; geçmişte yaşanan travmatik bir olayı hatırlamak, hissetmek ve benzer olumsuz duyguları farklı düzeylerde tekrar yaşamaktır.
  • Onay İnşası (Manufacturing/Constructing Consent): Kişinin onay vermediği herhangi bir cinsel davranışta onay almak için kişinin karar verme yetisini manipüle etmek olarak tanımlanır. Israr, yalan, duygusal tehdit, ikna süreçleri (hediyeler, maddi destek ve ikram), duygusal baskı (kişiye kendini suçlu hissettirme), kaygıyı azaltma (birliktelik üzerine verilen güvenceler) gibi fiziksel zorlama içermeyen yöntemler kullanılır. Arzu ve onay birbirine karıştırılmamalıdır. Bir kişiyi ya da cinsel davranışı arzulamak, o davranışa onayınız olduğu anlamına gelmez. Her birey cinsiyetinden/cinsel kimliğinden bağımsız olarak, cinsel davranışlara onay vermeyi veya vermemeyi seçer. Onayın inşa edilmesi, bu seçimlerin bulanıklaşmasına ve hayatta kalanın maruz bırakıldığı şiddeti çok sonra fark etmesine sebep olabilir. Onay inşasını başkaları üzerinde kurabildiğimiz gibi, toplumun dayattığı rollerle kendimiz üzerinde de kurabiliriz. Onay inşasının sorgulanması; kendimizi ve birbirimizi dinleme, iletişim kurma, bilgilerimizi değil duygularımızı anlama ve ifade etme, sınırlara saygı gösterme üzerine bir güçlenme ve özgürleşme sürecidir.
  • Öz Yardım (Self Help):  Kişinin kendi çabası, kaynakları ve iradesi ile duygusal, psikolojik ve somut temelde bir problemi aşmakta ihtiyaç duyduğu desteği kendine sağlamasıdır. Kendine yardım etme, kendine destek olma, kendini güçlendirme anlamında kullanılır. Travma sonrası şifa bulma sürecimizde kendimize iyi gelen veya bizi ikincil travmalardan koruyan şeyleri keşfedip uygulamamız öz yardımdır. Bir başkasından gelecek desteğe ve dayanışmaya ya da profesyonel bir yardıma duyduğumuz ihtiyaç kadar; biz de kendimize destek olabilir, kendimizi sevebilir ve ona iyi bakabiliriz. Hangi yöntemin bize iyi hissettirdiğini, şifa verdiğini deneyerek bulabilir; bunun yanında çeşitli kaynaklardaki önerilerden yararlanabiliriz.
  • Öz Savunma (Self Defence): Türkçede self-defans veya kendini savunma olarak kullanılır. Bir kişinin kendisine yönelik şiddet içeren bir saldırı karşısında, gerektiğinde fiziksel güç de kullanarak kendini koruması anlamındadır. Hukukta bu kavram nefsi müdafaa veya meşru müdafaa olarak kullanılır ve kendini koruma amacıyla yapılan fiziksel eylemlerin yasal olarak da meşruluğunu ifade eder. Öz savunma aynı zamanda öz yardım sürecinin de bir parçası olarak kendimizi korumak, savunmak ve güçlendirmek için uyguladığımız yöntemlerdir. Bu yöntemler hem fiziksel, hem de zihinsel yöntemler olabilir. Birlikte direnme ve dayanışma da öz savunmanın bir parçasıdır.
  • Güvenlik Planı: (Safety Plan) Güvenlik planı bizim kendi koşullarımıza göre kendi yaşayabileceğimiz riskleri değerlendirerek ve kendi güvenliğimiz için oluşturduğumuz bize özel acil durum planlarıdır. Şiddete halihazırda maruz bırakılıyorsak, risk altında olduğumuzu düşünüyorsak bu planı gerektiğinde uygulamaya koymak üzere hazırlayabiliriz. Olası bir şiddet veya şok durumunda, ne yapacağımızı bilemediğimiz bir ortamda harekete geçmemizi ve kendimizi korumamızı kolaylaştırabilir. Bir güvenlik planını yapmak için destek sistemimizdeki birinden, bir sosyal çalışandan yardım isteyebiliriz. Aynı zamanda hazırladığımız planı uygulamak için önceden prova da yapabiliriz. 
  • Destek Sistemi (Support System): Cinsel şiddet sonrası iletişim kurabileceğimiz, destek isteyebileceğimiz kişilerden oluşan ağ olarak tanımlanır. Bu kavram, herkesin küçük ya da büyük, destek alabileceği, yardım isteyebileceği kişilerden oluşan bir iletişim ağı olabileceğini anlatır. Cinsel şiddet sonrası şifa bulma yolunda önemli adımlardan biri destek almaktır. Destek sistemi; kendimize göre seçeceğimiz güvendiğimiz kişilerden oluşan iletişim ağı anlamında kullanılır. Bu kişiler mutlaka uzman ya da profesyonel olmak zorunda değildir, olabilirler de. Güvendiğimiz bir arkadaşımız (ya da arkadaşlarımız) aile üyelerimiz, psikolog veya psikiyatrımız, aynı inancı veya yaklaşımı paylaştığımız biri olabilir. Kişisel destek sistemimiz dışında; birbiriyle koordineli çalışan sivil ve kamu kurumlarından oluşan destek ağını da, yaşadığımız ülkedeki “kurumsal destek sistemi” ya da “destek birimleri” olarak  ifade edebiliriz.
  • Tecavüz Kültürü (Rape Culture): Tecavüz ve cinsel şiddet biçimlerinin çok yüksek oranda görüldüğü kültürlerde tecavüzün ataerkil normlar ve yanlış inanışlar yoluyla normalleştirilmesidir. Tecavüz kültürü İngilizce’de “rape culture” olarak aktif kullanılan çeviri bir kavram. Ancak Türkçe’de yerelleştiği söylenemez. Kökeni “üretmek, yetiştirmek” anlamına gelen “kültür” kavramına İngilizce’de daha tarafsız, Türkçe’de ise daha çok olumlu ve aidiyete yönelik anlamlar yüklendiğinden Türkçe'de aynı yaygınlıkta henüz kullanılmamaktadır. Tecavüz kültürü ifadesi; tecavüz bir kültür olmasa da, yüzyıllar boyunca toplumun derinine işleyip kemikleşen ve erkeğin tecavüzünü normalleştiren ataerkil algıyı örgütleyip beslemesi açısından eleştirel bir yerden kullanılıyor. Bireysel sahiplenmeyi değil, toplumdaki o genel kabul ve yadırgamama üzerinden kodlanıyor. Tecavüzün normal olduğu yaklaşımının (erkektir yapar, kadın kuyruk sallamıştır vb.) kadının güvenilmez olduğu algısının (kadının sözüne güvenilmez, kadın aldatır, şeytandır vb.) erkeğin doğal suçsuzluğuna olan inancın (erkeklerin hormonlarının, beyinlerinin, cinsel dürtülerinin kontrol edilemez olduğu iddiası) hayatın her alanında sosyal olarak inşa edilerek aktarılmasına tecavüz kültürü deniliyor.
  • Onay Kültürü (Consent Culture): Duygulara ve cinselliğe dayalı tüm ilişkiler ve ilişkilenmelerde rızanın varlığının sorgulandığı ve konuşulduğu bir iletişim biçiminin toplumda yerleşmesidir. İngilizce’de “consent culture” olarak kullanılan bu kavramı Türkçe‘ye “onay kültürü” olarak çevirmeyi tercih ediyoruz. Rıza kavramı hem Türkçe‘de hem de İngilizce’de olumlanan onayı, ya da olumlayarak istemeyi tam olarak karşılamadığından ve daha çok hukukta kullanıldığından bu tercih yapılmaktadır. Onay kültürü, her zaman ve her koşulda cinsel davranışlara onay verilmesi demek değildir. Aksine; her zaman ve her koşulda, bir cinsel davranışa yönelik olumlanan onayın olup olmadığının sorgulanması ve kişilerin birbirinin sınırlarına saygı duymalarına dayalı bir iletişimin o toplumun kültürüne yerleşmesi demektir. Onay kültürü; çocukların hayır ya da evet derken kendilerini dinlemeleri ve kendi sınırlarını keşfetmeleri üzerine yetiştirildiği, toplumsal cinsiyet rollerine göre ayrıştırılarak kişilerin arzularını ifade etme veya gizleme üzerinden baskılanmadığı, onayın olmadığı cinsel davranışların teşvik edilmediği ve şiddetin çeşitli gerekçeler ve yanlış inanışlar aktarılarak kişilere öğretilmediği bir kültürü yansıtmaktadır.
  • Güveni Kötüye Kullanma (Abuse of power): Bir kişi, grup ya da kurumun elindeki yetkiyi, nüfusu, mevki ve makamı faydalanma amaçlı kötüye kullanmasına denir. İdari yetkinin, mesleki uzmanlığın, ünlü/bilinir olmaktan kaynaklı nüfusun, şöhretin ve benzeri güç unsurlarının kötüye kullanımı ile gerçekleşen istismar ve şiddet biçimlerini anlatır. Örneğin;
    • Dini cemaatlerde, çeşitli makamlarda bulunan kişilerin toplumsal güveni kötüye kullanarak uyguladıkları cinsel saldırı ve cinsel istismar;
    • Doktor, jinekolog, psikolog gibi mesleki uzmanların görevlerini kötüye kullanarak hastalarına/danışanlarına cinsel saldırıda bulunmaları;
    • Polis, hakim, savcı gibi kanun uygulayıcıların yetkilerini kötüye kullanarak uyguladıkları şiddet türleri;
    • Ünlülerin, sanatçı ve aydınların, tanınmış kişilerin toplumla oluşturdukları güven ilişkisi ve hayran kitlelerinden faydalanarak duygusal, fiziksel, cinsel, ekonomik şiddet uygulamaları ve bu şiddet türlerini meşrulaştırmaya çalışmaları
  • Mağdur Suçlayıcılık (Victim Blaming): Yaşanılan bir mağduriyette çeşitli gerekçelerle kabahati o mağduriyeti yaşayan kişiye yapıştırarak faili aklayan yaklaşımdır. Cinsel şiddet durumlarında, mağdur olan kişide kusur ya da kabahat bulmaya çalışılarak mağduriyetin kendisinin o kusur üzerinden ortaya çıktığı mesajı verilir. Örtük ya da açıkça mağdurun şiddeti hak ettiği telkin edilir. Mağdurun cinsel şiddeti hak etmediğini ispata çalışan çeşitli ahlaki-toplumsal gerekçeler sunulması da aynı yaklaşımı beslediği için dolaylı olarak mağdur suçlayıcılıktır. Kişinin yaşadığı şiddeti gizlemek zorunda kalmasının önemli sebeplerinden biridir. Cinsel şiddetin sürekli mağdur olan kişi üzerinden konuşulmasına, faillerin yok sayılmasına neden olur. Cinsel şiddet üzerine konuşan, yazan, yorum yapan herkesin, kendinde ve diğerlerinin yaklaşımında mağdur suçlayıcılık olup olmadığını sorgulaması ve üzerine farkındalık geliştirilmesi önemlidir.

  • Mobbing (Mobbing): Daha çok iş yerinde (ya da okulda) gerçekleşen psikolojik şiddet, baskı, kuşatma, taciz, rahatsız etme veya sıkıntı verme sonucu yıldırma olarak kullanılır. Fail bir kişi veya bir grup insan olabilir. Bir grubun ya da tek bir kişinin hiyerarşik olarak güç kullanabilecekleri birine (veya bir gruba) yönelik korkutma, sindirme, caydırma, dışlama, aşağılama içeren ve mağdur edilenin psikolojik ve/veya fiziksel zarar görmesine neden olan davranışlardır. Bu davranışlar farklı şiddet türlerini içerebilir.
  • Ensest (Incest):Birinci derece kan bağı olan kişiler arasında gerçekleşen cinsel davranışlara denir. İngilizce ve Türkçe’de yetişkin, çocuk ve ergenlere ebeveynleri, kardeşleri veya birinci derece akrabaları tarafından uygulanan cinsel saldırı ve istismar suçlarını adlandırmakta kullanılır. Bu tanıma alternatif olarak; şiddet yetişkine yönelik ise “aile içi cinsel saldırı”, çocuğa yönelik ise “aile içi cinsel istismar” olarak da tanımlanabilir.
  • Seyirci Kalan (Bystander): Bir şiddet ve zorbalık durumuna tanık olduğunda şiddet davranışına seyirci kalan veya müdahale etmeyen kişi/ler için kullanılır. Şiddet sonrası sosyal medyada veya benzeri mecralarda da seyirci kalınabilir. Seyirci kalanlar bilinçli ya da bilinçsiz failin şiddet davranışına devam etmesine ve şiddetin kabul görmesine neden olabilirler. Bazı seyirci kalanlar gülerek ya da destekleyici yorumlar yaparak şiddeti destekleyebilir.
  • Müdahale Eden (Upstander): Çevresinde biri şiddet davranışına veya söylemine maruz bırakıldığında olaya seyirci kalmayıp müdahale eden, şiddete veya zorbalığa maruz bırakılanı destekleyen, gerekirse yardım çağıran, tanık olduğu şiddete sessiz kalmayarak mücadelede sorumluluk alan kişiler için kullanılır. Müdahale edenler dijital ortamlarda da tanık oldukları şiddet türleri üzerinden tepkilerini gösterebilir, direkt veya dolaylı yoldan şiddetle mücadele edebilirler.
  • Gaslighting: Kişiyi kendi algısından ve hafızasından şüphe duyacak hale getirecek şekilde sürekli manipüle etmek olarak tanımlayabileceğimiz bir duygusal şiddet türüdür. 1944 yapımı ‘Gaslight’ filmiyle ortaya çıkmış ve sonraları psikolojide ‘gaslighting’ kavramı olarak kullanılmaya başlanmıştır. Failin bir duygusal/maddi çıkar elde etme amacıyla bilinçli hareket etmesi ölçüttür. Uygulanabilecek manipülasyon yöntemleri çok farklılık gösterebilir. Gaslighting için sabit olan, maruz bırakılanın yaşadığı üzerinden “sürekli kendi gerçekliğinden, algı ve hafızasından şüpheye düşmesi” denilebilir. Ancak suçlu hissettirilme ve yaşadığı sorunu dile getirmek isterken kendini özür dilerken bulma gibi durumlar da, failin bilinçli/bilinçsiz hareket etmesine bakılmadan gaslighting olarak nitelendirilebiliyor. Duygusal bir şiddete maruz bırakıldığını hisseden ama ne olduğunu tanımlayamayan birçok insan için yaşadığını anlamlandırma konusunda oldukça yol gösterici olmuştur. Son zamanlarda Türkçe’de “gaz lambası” çevirisiyle kullanılmaya başlanmıştır.

Culture of consent—Gaslighting—Survivor—Manufacturing consent—Self-help—Workplace bullying (“mobbing”)— Emergency support hotline—Victim blaming—Rape crisis center- Support system—Sexual abuse—Harassment—Safety plan—Rape—Digital violence—Self-defense—Rape culture

The terms and definitions related to sexual violence that are commonly used Turkish are often insufficient. Therefore, we may feel the need to use some foreign concepts when speaking Turkish to accurately describe violent behavior, emotional pressure, forms of discrimination, specific situations or techniques. Some of these concepts work not only to accurately describe violence, but also to support and empower those who experience violence.

Although various terms that we use in daily life have been translated into Turkish from different languages or originated in different languages and used in our language, this section contains explanations of some concepts that are used in Turkish but are not necessarily known understood by everyone.

  • Trigger: A trigger is a stimulus that activates a response chain created by a traumatic event. Being triggered refers remembering, feeling and reliving thoughts, emotions, and mental states from a past traumatic event we experienced as if they are happening in the here and now, and can feature sensory sensations, movement, touch, sight, sound, smell and taste. The triggering event or object does not have to be traumatic in itself—it may merely be just a reminder. For example, a certain sound, smell, scene, color, a special day, etc. can also be a trigger. Post-traumatic stress disorder symptoms, flashbacks, loss of reality or anxiety and restlessness may occur due to the effect of triggering stimuli. Instead of using a pessimistic, helpless, victimizing language that can trigger negative emotions in violent narratives and posts, using empowering language and an empowering approach that addresses the incident while recognizing its social components, emphasiziing rights and building solidarity reduces the risk of triggers/being triggered.
  • Being triggered: Being triggered refers to remembering, feeling and reliving the negative feelings from a past traumatic event we experienced as if they are happening in the here and now and can feature sensory sensations, sight, sound, taste, smell and touch.
  • Manufacturing Consent (Coercion/Constructing Consent): Manufacturing consent, also called coercion or constructing consent, is defined as manipulating a person’s decision-making ability to gain consent for any sexual behavior that the person does not want to engage in. Methods that do not involve physical coercion such as insistence, lying, emotional threat, persuasion processes (gifts, financial support and hospitality), emotional pressure (making the person feel guilty), anxiety reduction (assurances provided regarding relationship) can all be forms of coercion. Desire and consent should not be confused. Desiring a person or sexual behavior does not mean that you have consented to that behavior. Each individual can choose to give or not give consent to sexual behaviors regardless of their gender/sexual identity. Manufacturing consent can cause these choices to blur and cause the survivors to realize the violence to which they are subjected much later. Questioning and fighting coercion is a process of empowerment and liberation based on listening to ourselves and each other, communicating, understanding and expressing our feelings rather than our knowledge and respecting personal boundaries.
  • Self Help:  Self-help is the support that a person needs to overcome a problem on an emotional, psychological and concrete basis through their own efforts, resources and will. It is used in the sense of self-help, self-support, self-empowerment. In our post-traumatic healing process, discovering and doing things that are good for us or that protect us from secondary traumas are part of self-help. As much as we need support and solidarity from someone else or from trained professionals, we also must support ourselves, love ourselves and take care of ourselves. We can find out by exploring which methods make us feel good and heal us. We may also benefit from the recommendations provided by various sources.
  • Self Defence: Self-defense is used as self-assertion or self-preservation in Turkish. It means protecting oneself against a violent attack by using physical force when necessary. In law, this concept is treated as “justifiable defense” or “self-defense” and expresses the legal legitimacy of physical acts performed for self-preservation. Self-defense is also the methods we use to protect, defend and strengthen ourselves as part of the self-help process. These methods can be both physical and mental methods. Co-resilience and solidarity are also parts of self-defense.
  • Safety Plan: Safety plans are special emergency plans that we create for our own safety through an evaluation of the risks that we may experience in our own individual situation. If we are already being exposed to violence or if we think we are at risk, we can prepare an escape plan for implementation when necessary. It can make it easier for us to act and protect ourselves in an environment where we do not know what to do, in the event of possible violence or other shock. We can ask someone in our support system or a social worker to help us to create a safety plan. We can also rehearse the plan we prepared before implementing it.  
  • Support System: Our support system is the network of people with whom we can communicate and seek support after sexual violence. This concept explains that everyone can have a network of people, be it small or large, from whom they can get support and ask for help. One of the important steps towards healing after sexual violence is to seek support. The term support system is used to refer to a communication network consisting of people we trust that we have choosen for ourselves. The people in this network do not necessarily have to be experts (though they may be). Examples of people in our support system include a trusted friend (or friends), our family members, our psychologist or psychiatrist, and just someone we have the same opinions or approach. Apart from our personal support system; we can use the term of “organizational support system” or “support units” which is the local, coordinated network of NGOs and public institutions that provide support services.
  • Rape Culture: Rape culture is the normalization of rape through patriarchal norms and incorrect beliefs and is especially common in cultures where rape and forms of sexual violence are seen at high rates. Rape culture’s use in Turkish originates in the concept which was originally used in English. It has not yet been fully embraced as a culture in Turkey. Since the concept of “culture” originates in a Latin word meaning “to produce, to cultivate” (think of lab workers culturing bacteria, for example), culture is a neutral word in English—cultures can be good or bad. However, in Turkish, the word culture (kültür) has much more dıstınctly posıtıve connotatıons, generally what we might call “high culture” in English, whıch may be an impediment to the term’s adoption in Turkish. Rape culture is used critically to organize and nurture the realization that patriarchal norms and perceptions have deepenly rooted and unconsciously accepted in society for centuries, and that therefore many kinds of sexual violence have been normalized. It is a way to look at the general acceptance and normalization in the society, not merely individual behavior. The term rape culture criticizes the approach that rape and other forms of sexual violence are normal (man can do it because “she wanted it”, etc.), the perception that women are inherently unreliable (women are untrustworthy, women cheat, women are evii, etc.), and the belief in the natural innocence of men (the assertion that because of hormones, brains chemistry or any other pseudoscientific reason the sexual urges of men are uncontrollable) and also how these ideas are socially transferred and perpetuated
  • Consent Culture: Consent Culture is the establishment of a form of communication in the society where the existence of consent is questioned and spoken in all emotional and sexual relations and relationships. We prefer to translate this concept, which is used as “consent culture” in English into Turkish as “onay kültürü” (literally “approval culture”). This preference is made since alternative translations of the concept of consent do not express the right level of affirmative approval or request in Turkish or are used mainly legal jargon. Consent culture does not mean consenting to sexual behavior at all times and under all circumstances. Rather, it means questioning whether there is an affirmative consent for a sexual behavior at all times and under all circumstances, and establishing firmly a communication based on people’s respect for each others’ boundaries in the culture of that society. Consent culture reflects a culture where children are raised to listen to themselves when feeling “no” or “yes” and to discover their boundaries for themselves, where people are not suppressed in expressing or hiding their desires by being segregated according to gender and gender roles, where sexual behaviors without consent are not encouraged, and where violence is not perpetuated by people justifying it with various excuses, myths, and misconceptions.
  • Abuse of power: Abuse of power refers to a person, group or institution taking advantage of the authority, power, position and rank. It describes the forms of abuse and violence caused by the abuse or misuse of administrative authority, professional expertise, power, reputation and similar elements. For example:
    • Sexual assault and sexual abuse carried out by people with positions of trust or authority in a religious community.
    • o Abuse of the duties by professionals such as doctors, gynecologists and psychologists who have sexual or inappropriate relations with their patients / clients;
    • Forms of violence perpetrated by law enforcement officials such as police, judges and prosecutors abusing their powers;
    • By taking advantage of the trust relationship built in public and through forums like fan groups, celebrities, artists and intellectuals can also inflict emotional, physical, sexual and economic violence and use their fame or respect to try and legitimize these forms of violence.
  • Victim Blaming: Victim blaming is an approach that acquits the perpetrator of guilt by attributing fault to the survivor of an incident. In cases of sexual violence, the blame is attributed to the survivor, which recasts the victimization to portray the survivor in a negative light. It is implicitly or explicitly suggested that the survivor deserves the violence. The presentation of various moral-social grounds to try and prove that the survivor does not deserve sexual violence is indirectly a victim blaming because, by implying that some may deserve sexual violence even if this particular survivor didn’t, it feeds the same approach. Victim blaming remains one of the important reasons why the persons have to hide the violence they are exposed to. It causes sexual violence to be discussed through the survivor, often ignoring or minimizing the perpetrator;s actions. It is important that everyone who talks, writes and comments on sexual violence to question whether there is victim blaming in their— and others’—approach, and to raise awareness about the issue.

  • Workplace Bullying/Mobbing: Workplace bullying, commonly called mobbying in Turkey and many other European countries, is the a result of psychological violence, pressure, siege, harassment, disturbance or distress occur in the workplace (or school). The perpetrator can be a single person or a group of people. It involves intimidation, mocking, exclusion, humiliation towards someone (or a group) that a group or a single person can hierarchically use power on, and cause psychological and/or physical harm to the survivor. These behaviors can include a range of different forms of violence.
  • Incest:Incest is the sexual behavior between people with first-degree blood relation. It is frequently used to denote sexual assault and abuse offenses against adults, children and adolescents by their parents, siblings or first-degree relatives in English and Turkish. As an alternative and more specific definition, this sort of violence can be called “domestic sexual assault” if it is against adults and “domestic sexual abuse” if it is against children.
  • Bystander: Bystander is used for the person or people who watch an incident of violent behavior or bullying without intervening or contacting the appropriate authorities. After the violence, bystanders may share their experiences on social media or similar channels. Those who are bystanders may cause the perpetrator to continue the violent behavior and justification of the violence, consciously or unconsciously. Some bystanders may even openly support the violence by laughing or making supportive comments to the perpetrator.
  • Upstander: Upstander is used for those who are not bystanders and instead choose to intervene in a incident of violence or bullying, for those who provide support to people who have been subjected to violence or bullying, and for those who call for help when necessary and choose to stand up instead of being silent about the violence they witnessed. Upstanders may take action against incidents of violence or bullying in digital environments, and they may combat violence directly or indirectly.
  • Gaslighting: Gaslighting is a type of emotional violence that we can define as constantly manipulating a person such that they begin to doubt their own perception and memory. The term comes originally from the 1944 movie Gaslight and was later brought into the psychology as “gaslighting”. The criterion is that the perpetrator acts consciously in order to obtain an emotional or financial benefit. The exact form that gaslighting takes can vary widely. Gaslighting unmistakably causes a person to “constantly doubt their own reality, perception and memory” when they are exposed to violence. However, situations such as making someone feel guilty and forcing them apologizing whenever they try to express or discuss the problem can also be described as gaslighting, regardless of whether the perpetrator is consciously or unconsciously using manipulation. For many people who feel that they have been subjected to emotional violence but cannot describe what it is, this concept has been useful in making sense of their experiences. It has recently been adapted into Turkish with the translation “gaz lambası”(literally “gas lamp”).

Anket Questionnaire

Bu yazıyı yararlı buldunuz mu?

Did you find this text helpful?

Cinsel şiddet ile ilgili bilgim arttı.
My knowledge of sexual violence has increased.
Bu yazıyı sizin için nasıl daha yararlı hale getirebiliriz? (İsteğe bağlı)
How can we make this post more useful for you? (Optional)

* Yorumunuza kişisel bilgileri eklemenize gerek yoktur, bu anket anonimdir.

Cevaplarınız başarıyla eklendi! Your answers are added successfully!
Size daha iyi hizmet sunabilmek amacıyla çerezleri kullanıyoruz. Çerezler Hakkında Aydınlatma Metni için tıklayınız. Bu siteyi kullanmaya devam ederseniz, Gizlilik ve Çerez Politikamızı kabul etmiş olursunuz. We use cookies to provide you with a better service. Click for the Cookie Clarification Text. If you continue to use this site, you agree to our Privacy and Cookie Policy.